| | Üretsiz Blog oluştur

DEIST BIR TÜRK : HOHOL

muhammetin ölümüne neden olan hastalık4

 Muhammed genc yaslarinda yakisikli biri olarak anilirdi. Fakat ilerki yillarinda etrafindaki kisiler Muhammed'in gorunumunde gariplik hissetmeye baslamislardi. Muslumanlar peygamberlerinden bahsederken gercek ve mantik disi benzetmelerde bulunurlar. Ornegin guldugunde dislerinin gunes gibi parlamasi veya yururken ona golge etmek icin devamli uzerinde bir bulutun onu takip etmesi gibi hayal urunu bir suru soylemleri bir cok kere duymusuzdur. Tum bunlar mantik disi ve bilime aykiri oldugu icin bu orneklerden soz etmeyecegim. Assagida Muhammed'in fiziksel ozelliklerini ve gorunusunu liste halinde saglam kaynaklara dayanarak yaziyorum. El ve ayaklari iri, dolgun ve kalındı.Hz. Ali şunu söylemiştir: "Rasulullah'in (s.a.v.) elleri iriydi." Osman Ibn Abdilmelik şöyle dedi: Hz. Ali'nin arkadaşlarından olan dayım, bana, Hz. Ali'nin şöyle dediğini anlattı: Rasulullah'ın (s.a.v.) el ve ayakları dolgundu (kalındı).  Avucu genis ve yumusaktı.El-Hasen, dayısı Hind'in şöyle dediğini rivayet etti: "Rasulullah'ın (s.a.v.) avuçlarının içi genişti." Enes şöyle demiştir: "Ben, Rasulullah'ın (s.a.v.) avucunun yumuşaklığını atlasta ve ipekte görmedim."  Mariye şunu söyledi: "Peygamber'e (s.a.v.) beyat ettiğimde, o güne kadar onun elinden daha yumuşak bir ele dokunmamış'dım" Kafasi büyüktü.El-Hasen Ibn Ali, dayısı Hind Ibn Ebi Hale'nin şu sözünü ri¬vayet etti: "Rasulullah'ın (s.a.v.) başı büyüktü." Nafi Ibn Cübeyr şöyle dedi: Ali Ibn Ebu Talib, bize, Peygamber'i (s.a.v.) tarif ederken şöyle dedi: "Onun başı büyüktü."  Iri kemik ve iri eklemliydi.Hind şöyle demiştir: Rasulullah'ın (s.a.v.) bilekleri uzun, mafsalları (eklemleri) kalındı.  Derisinde et parcaciklari (peygamberlik mührü) Ben Resulullah Efendimizin kürek kemikleri arasında bulunan nübüvvet mührünü gördüm. O, güvercin yumurtası büyüklüğünde kırmızımtırak bir yumru idi (Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1. cilt, Hilal Yayınları, Ankara,1976, s. 36) Genis goğüs ve omuzlar..El-Bera İbn Azib şunu söyledi: "Rasulullah'ın (s.a.v.) omuzları genişti."El-Hasen, dayısı Hind'in şöyle dediğini anlattı: "Rasulullah'ın (s.a.v.) göğsü enli, göğsü ve karnı bir seviyedeydi, çıkık değildi." Vucud kaslari genis (enli)Et-Teveme'nin mevlası (azatlı kölesi) salih şöyle dedi: Ebu Hureyre, Rasuhıllah'ı (s.a.v.) tarif ederken şöyle dedi: "Rasulullah'm (s.a.v.) pazıları enliydi."  Parmaklar kalın ve uzun..Hz. Ali şunu anlattı: "Rasulullah'ın (s.a.v.) avuç ve ayaklan dolgundu, parmaklari uzundu."  Kavisli burun..Hind Ibn Ebi Hale şöyle dedi: "Rasulullah'm (s.a.v.) burun kemiğinin ortasında bir kavis vardı. Burnunda, ona güzellik veren bir parlaklık vardı. Dikkat etmeyen kimse onun burun kemiğinin uzun olduğunu zannederdi." Genis agiz..Cabir Ibn Semura şöyle dedi: "Rasulullah (s.a.v.) geniş ağızlıydı." Gozler iri.."Mübarek gözleri büyük idi." (Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye) Disler seyrek ve aralikli..Cumey' şöyle dedi: "Rasulullah (s.a.v.) geniş ağızlı ve seyrek dişliydi." İbn Abbas şöyle dedi: Rasuhıllah'm (s.a.v.) Ön dişleri seyrekti.  Uzun Boyun..Ummu Ma'bed Rasulullah'ı tarif ederken şöyle demiştir: "Onun boynunda uzunluk vardı." Yuzunde ve ciltte parilti (yaglanma)..El-Hasen, dayısı Hind'in şöyle dediğini rivayet etti: "Her türlü büyüklük Rasulullah'ta (s.a.v.) toplanmıştı. Onun yüzü, ayın ondördü gibi parlardı." Kalin saclar...Hz. Aişe şöyle demiştir: "Peygamber (s.a.v.) tarakla saçlarını taradığında sanki kumlan kazırcasma tarardı." Sık (gür) Sakal..El-Hasen Ibn Ali, dayısı Hind'in şu sözünü söyledi: "Rasulullah'ın (s.a.v.) sakalı sıktı. (gürdü)" Ali Ibn Ebi Talib şunu söyledi: "Rasulullah'm (s.a.v.) sakalı sıktı.(gürdü)" Ummu Ma'bed: "Rasulullah'm (s.a.v.) sakalı sıktı/ gürdü" demiştir, Gür Ses..Mübarek sesi, kimsenin sesinin yetişemediği yere yetişirdi. ( Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye) Vucudunda sertlik yada kireclenme belirtileri..Yana ve geriye bakacağı zaman bütün bedeni ile dönüp bakardı ( Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye) Yururken one dogru egilme..Peygamberimiz önüne bakarak, süratle yürürdü. ( Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye)Yürüdüğü zaman adeta yukarıdan aşşağı iniyormuş gibi kuvvetli adımlarla yürürdü.. (Tirmizi, Es-semailul Muhammediye) Cildinin rengi beyaz ve kırmızımsı…Hz. Ali şunu söyledi: "Rasulullah'ın (s.a.v.) rengi, kırmızılığı bulunan beyazdı."  Korkunc görünüm.Resulullah efendimizi ansızın gören kimseyi korku kaplardı. ( Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye) Parfum düşkünlüğü.."Gercekten ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i misk surunurken gordum. Yoksa o koku degil miydi?" Nesai, Hacc,231, (5, 277); Ibnu Mace, Menasik 70, (3041). Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a, ihrama gireceği zaman (ihrami icin), keza ihramdan ciktigi zaman da Kabe'yi tavaftan once hill'i icin, icinde misk bulunan surunme maddesini su iki elimle surdum."Buhari, Hacc 18, 143, Bas agrısı..Hz. Peygamber'in baş ağrısı ve şiddetli ateşi vardı. "Yâ Âişe! Senin değil, asıl benim vay başım. Senin başının ağrısı geçer gider. Baş ağrısı, benimkidir." Bakınız.. http://www.menzil.net/kitap_html/siyer/siyer-10.htm http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=405http://egitimhane.blogcu.com/12643581http://islah.de/siret/sir00004.pdf Tum bunlar tipta Akromegali diye adlandirilan hastaligin belirtileridir. Akromegali Nedir ? Hipofiz bezinin aşırı büyüme hormonu salgılaması sonucu gelişen bir hastalıktır. Akromegali hastalığında iskelet, yu¬muşak doku ve iç organlar aşın ölçüde büyür. Büyüme özellikle el, ayak ve yüz çıkıntılarında belirgindir ve hastaya tipik bir görünüm verir. Akromegali Hastalığı Belirtileri Hastalığın ilk görüşte tanınmasını sağ¬layan özgün belirtisi vücudun uç noktalarının büyümesidir. El ve ayaklar iri¬dir; abartılı bir şekilde genişleyen el parmakları sosis gibidir. Parmak uçlan dikdörtgen bir biçim alır. Burun iri ve şiş, üzeri tüylü ve gözeneklidir. Elma¬cık kemikleri, alın yayı, çene ve çene köşelerinin aşın genişlemesi hastaya akromegaliye has bir yüz görünümü ve¬rir. Yüzün boyuna doğru uzamasıyla normal oranlar kaybolur. Yüzün alt ya¬nsı belirgin bir şekilde uzar. Kafa ense yönünde büyüme gösterir. Çene öne çı¬kar (prognatizm). Çenenin genişleme¬siyle diş yuvalan birbirinden uzaklaşır. Bütün bu değişiklikler çok yavaş ve başlangıçta hiç belirti vermeden gelişir. Hasta genellikle olayı rastlantı sonucu fark eder: Yüzüğünün parmağına gir¬mediğini, ayakkabılarının giderek sıktı¬ğını, eldiven ve şapka ölçülerinin arttı¬ğını görür. Akromegalinin bu belirtile¬rine genellikle baş, şakak ve elmacık kemikleriyle kol ve bacaklarda duyulan ağrılar öncülük eder. Yorgunluk ve bezginlik duygusu ön plandadır. Halsiz¬likle birlikte ruhsal bozuklukların, şaş¬kın, cansız, anlamsız bakışların eşlik et¬tiği bir ruh hali (apati) ve elemli davra¬nışlar görülür. Yumuşak dokular da büyümeden et¬kilenir. Özellikle altdudaklar, dil ve dış eşey organları kalınlaşır.  İskelet büyümesi sonucunda köprücük kemiği, kaburgalar, kürekkemikleri, el ve ayak kemikleri çıkıntılı, köşeli bir biçim alır ve kalınlaşır. Eklem yerlerinde aşın esneklik gelişir. İstenirse el parmak¬lan ön kola paralel olacak kadar geriye bükülebilir. Bunun nedeni eklem kılıfı¬nın genişleyerek rahatlamasıdır. Gırtlak kıkırdakları ve ses tellerinin genişlemesi sonucunda ses gürleşir ve kalınlaşır. Kas sistemindeki büyümeyle birlikte önceleri güç artışı da görülür. Ama son¬radan bunun kas dokusundaki yağlan¬maya bağlı yalancı bir büyüme olduğu anlaşılır. İyice büyüyen dil çiğneme ve ko¬nuşma bozukluklarına neden olur. Deri katmanlarının da büyümesi (hipertrofı) ile deri kalınlaşmış, derialtı dokularının kütlesi artmıştır. Genişleyen ter bezleri deriye nemli ve yağlı bir görünüm verir. Saç telleri kalınlaşır, saçlar nemlidir. Bazen yüzde de görülen yaygın kıllanma başlar. Bu, kadınlarda, vücut ölçüle¬rinin de kalınlaşmasıyla erkeksi bir gö¬rünüme neden olur. Diger belirtiler..• Terleme ve vücut kokusu (Muhammed'in parfum duskunlugunu anlatan belirti)• Ellerde ve ayaklarda büyüme (Muhammed'in iri elleri ve ayaklari)• Ciltte kalınlaşma ve Yağlanma, sivilcelenme (Muhammed'in cildinde ki parlakligin nedeni)• Seste kalınlaşma ( Mubarek sesi, kimsenin sesinin yetişemediği yere yetişirdi.)• Dil, dudaklar, burunda büyüme (Muhammed'in burnunda kanca seklinde buyuyen kemik)• Horlama (Muhammedin horladigina dair bir kac hadis mevcut..dogrulugu tartisilir) • Baş ağrısı (Muhammed'in son gunlerinde iyice artan bas agrisinin nedeni)• Erkeklerde iktidarsızlık (Muhammed'in ilerleyen yaslarinda iktidarsiz olma ihtimali hakkinda okumak icin..Tiklayiniz• Yumuşak doku (Muhammed'in ellerinin, avuc icinin ve ayak altinin yumusakligi) • Deri dokusunda küçük fazlalıkların oluşması (Muhammed'in peygamberlik muhru dedigi sirtindaki kucuk et parcasi)• Kalınlaşmış kaburgalar sayesinde fıçı göğüs oluşumu (Muhammed'in genis gogsunun nedeni)  Bakınız...  http://tr.wikipedia.org/wiki/Akromegali http://www.saglikbilgisi.gen.tr/akromegalikontrolsuz-buyume-hastaligi.html    muhammed bir yöne donerken neden tum vucudu ile donuyordu?El-Bilek Kanalı'' Hastalığı.. Bazen bu hastalık başka bir hastalığın parçası olarak karşımıza çıkabilir. Diabetes Mellitus, Hipotiroidizm, Akromegali, Romatoid Artrit.    Nasıl teşhis konulur? Tanı, şikayetlerin ayrıntılı öyküsü ve bu duruma yol açacak diğer nedenlerin araştırılmasıyla konulur. Boyun fıtığı ve kireçlenmesi tanısı konan hastaların bir kısmında el-bilek kanalı hastalığı da mevcut olup, bu duruma çift darlık adı verilir. Hem boyunda omurilik ve sinir kökü sıkışmıştır, hem de el bileği kanalı darlığı mevcuttur. "Yana ve geriye bakacağı zaman bütün bedeni ile dönüp bakardı ( Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye)"  Muhammed'in ayak izi, akromegali hastalarinin ayak izlerini animsattırıyor. Ayaklar iri ve sosis. http://www.faithfreedom.org/footprint.jpg (normal bir insanın ayak izi) http://www.faithfreedom.org/muhammad_footprint.jpg (muhammetin ayak izi)  Peygamberin olumune neden olan hastalik ihtimali - Ateistforum (alıntı) http://video.google.com/videoplay?docid=-3157190497903631995&q=source:014787708095321229719&hl=en üstteki video'yu izlemenizi öneriyorum.

saygılar hohol.

muhammetin ölümüne neden olan hastalık3

Muhammed genc yaslarinda yakisikli biri olarak anilirdi. Fakat ilerki yillarinda etrafindaki kisiler Muhammed'in gorunumunde gariplik hissetmeye baslamislardi. Muslumanlar peygamberlerinden bahsederken gercek ve mantik disi benzetmelerde bulunurlar. Ornegin guldugunde dislerinin gunes gibi parlamasi veya yururken ona golge etmek icin devamli uzerinde bir bulutun onu takip etmesi gibi hayal urunu bir suru soylemleri bir cok kere duymusuzdur. Tum bunlar mantik disi ve bilime aykiri oldugu icin bu orneklerden soz etmeyecegim. Assagida Muhammed'in fiziksel ozelliklerini ve gorunusunu liste halinde saglam kaynaklara dayanarak yaziyorum.

El ve ayaklari iri, dolgun ve kalındı.
Hz. Ali şunu söylemiştir: "Rasulullah'in (s.a.v.) elleri iriydi."
Osman Ibn Abdilmelik şöyle dedi: Hz. Ali'nin arkadaşlarından olan dayım, bana, Hz. Ali'nin şöyle dediğini anlattı: Rasulullah'ın (s.a.v.) el ve ayakları dolgundu (kalındı).

Avucu genis ve yumusaktı.
El-Hasen, dayısı Hind'in şöyle dediğini rivayet etti: "Rasulullah'ın (s.a.v.) avuçlarının içi genişti." Enes şöyle demiştir: "Ben, Rasulullah'ın (s.a.v.) avucunun yumuşaklığını atlasta ve ipekte görmedim."

Mariye şunu söyledi: "Peygamber'e (s.a.v.) beyat ettiğimde, o güne kadar onun elinden daha yumuşak bir ele dokunmamış'dım"

Kafasi büyüktü.
El-Hasen Ibn Ali, dayısı Hind Ibn Ebi Hale'nin şu sözünü ri¬vayet etti: "Rasulullah'ın (s.a.v.) başı büyüktü."

Nafi Ibn Cübeyr şöyle dedi: Ali Ibn Ebu Talib, bize, Peygamber'i (s.a.v.) tarif ederken şöyle dedi: "Onun başı büyüktü."

Iri kemik ve iri eklemliydi.
Hind şöyle demiştir: Rasulullah'ın (s.a.v.) bilekleri uzun, mafsalları (eklemleri) kalındı.

Derisinde et parcaciklari (peygamberlik mührü)
Ben Resulullah Efendimizin kürek kemikleri arasında bulunan nübüvvet mührünü gördüm. O, güvercin yumurtası büyüklüğünde kırmızımtırak bir yumru idi (Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1. cilt, Hilal Yayınları, Ankara,1976, s. 36)

Genis goğüs ve omuzlar..
El-Bera İbn Azib şunu söyledi: "Rasulullah'ın (s.a.v.) omuzları genişti."
El-Hasen, dayısı Hind'in şöyle dediğini anlattı: "Rasulullah'ın (s.a.v.) göğsü enli, göğsü ve karnı bir seviyedeydi, çıkık değildi."

Vucud kaslari genis (enli)
Et-Teveme'nin mevlası (azatlı kölesi) salih şöyle dedi: Ebu Hureyre, Rasuhıllah'ı (s.a.v.) tarif ederken şöyle dedi: "Rasulullah'm (s.a.v.) pazıları enliydi."

Parmaklar kalın ve uzun..
Hz. Ali şunu anlattı: "Rasulullah'ın (s.a.v.) avuç ve ayaklan dolgundu, parmaklari uzundu."

Kavisli burun..
Hind Ibn Ebi Hale şöyle dedi: "Rasulullah'm (s.a.v.) burun kemiğinin ortasında bir kavis vardı. Burnunda, ona güzellik veren bir parlaklık vardı. Dikkat etmeyen kimse onun burun kemiğinin uzun olduğunu zannederdi."

Genis agiz..
Cabir Ibn Semura şöyle dedi: "Rasulullah (s.a.v.) geniş ağızlıydı."

Gozler iri..
"Mübarek gözleri büyük idi." (Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye)

Disler seyrek ve aralikli..
Cumey' şöyle dedi: "Rasulullah (s.a.v.) geniş ağızlı ve seyrek dişliydi."
İbn Abbas şöyle dedi: Rasuhıllah'm (s.a.v.) Ön dişleri seyrekti.

Uzun Boyun..
Ummu Ma'bed Rasulullah'ı tarif ederken şöyle demiştir: "Onun boynunda uzunluk vardı."

Yuzunde ve ciltte parilti (yaglanma)..
El-Hasen, dayısı Hind'in şöyle dediğini rivayet etti: "Her türlü büyüklük Rasulullah'ta (s.a.v.) toplanmıştı. Onun yüzü, ayın ondördü gibi parlardı."

Kalin saclar...
Hz. Aişe şöyle demiştir: "Peygamber (s.a.v.) tarakla saçlarını taradığında sanki kumlan kazırcasma tarardı."

Sık (gür) Sakal..
El-Hasen Ibn Ali, dayısı Hind'in şu sözünü söyledi: "Rasulullah'ın (s.a.v.) sakalı sıktı. (gürdü)"
Ali Ibn Ebi Talib şunu söyledi: "Rasulullah'm (s.a.v.) sakalı sıktı.(gürdü)"
Ummu Ma'bed: "Rasulullah'm (s.a.v.) sakalı sıktı/ gürdü" demiştir,

Gür Ses..
Mübarek sesi, kimsenin sesinin yetişemediği yere yetişirdi. ( Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye)

Vucudunda sertlik yada kireclenme belirtileri..
Yana ve geriye bakacağı zaman bütün bedeni ile dönüp bakardı ( Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye)

Yururken one dogru egilme..
Peygamberimiz önüne bakarak, süratle yürürdü. ( Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye)
Yürüdüğü zaman adeta yukarıdan aşşağı iniyormuş gibi kuvvetli adımlarla yürürdü.. (Tirmizi, Es-semailul Muhammediye)

Cildinin rengi beyaz ve kırmızımsı…
Hz. Ali şunu söyledi: "Rasulullah'ın (s.a.v.) rengi, kırmızılığı bulunan beyazdı."  Korkunc görünüm.
Resulullah efendimizi ansızın gören kimseyi korku kaplardı. ( Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye)

Parfum düşkünlüğü..
"Gercekten ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i misk surunurken gordum. Yoksa o koku degil miydi?" Nesai, Hacc,231, (5, 277); Ibnu Mace, Menasik 70, (3041).

Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a, ihrama gireceği zaman (ihrami icin), keza ihramdan ciktigi zaman da Kabe'yi tavaftan once hill'i icin, icinde misk bulunan surunme maddesini su iki elimle surdum."Buhari, Hacc 18, 143,

Bas agrısı..
Hz. Peygamber'in baş ağrısı ve şiddetli ateşi vardı. "Yâ Âişe! Senin değil, asıl benim vay başım. Senin başının ağrısı geçer gider. Baş ağrısı, benimkidir." Bakınız..
http://www.menzil.net/kitap_html/siyer/siyer-10.htm
http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=405
http://egitimhane.blogcu.com/12643581
http://islah.de/siret/sir00004.pdf

Tum bunlar tipta Akromegali diye adlandirilan hastaligin belirtileridir.
Akromegali Nedir ? Hipofiz bezinin aşırı büyüme hormonu salgılaması sonucu gelişen bir hastalıktır. Akromegali hastalığında iskelet, yu¬muşak doku ve iç organlar aşın ölçüde büyür. Büyüme özellikle el, ayak ve yüz çıkıntılarında belirgindir ve hastaya tipik bir görünüm verir.

Akromegali Hastalığı Belirtileri

Hastalığın ilk görüşte tanınmasını sağ¬layan özgün belirtisi vücudun uç noktalarının büyümesidir. El ve ayaklar iri¬dir; abartılı bir şekilde genişleyen el parmakları sosis gibidir. Parmak uçlan dikdörtgen bir biçim alır. Burun iri ve şiş, üzeri tüylü ve gözeneklidir. Elma¬cık kemikleri, alın yayı, çene ve çene köşelerinin aşın genişlemesi hastaya akromegaliye has bir yüz görünümü ve¬rir. Yüzün boyuna doğru uzamasıyla normal oranlar kaybolur. Yüzün alt ya¬nsı belirgin bir şekilde uzar. Kafa ense yönünde büyüme gösterir. Çene öne çı¬kar (prognatizm). Çenenin genişleme¬siyle diş yuvalan birbirinden uzaklaşır. Bütün bu değişiklikler çok yavaş ve başlangıçta hiç belirti vermeden gelişir. Hasta genellikle olayı rastlantı sonucu fark eder: Yüzüğünün parmağına gir¬mediğini, ayakkabılarının giderek sıktı¬ğını, eldiven ve şapka ölçülerinin arttı¬ğını görür. Akromegalinin bu belirtile¬rine genellikle baş, şakak ve elmacık kemikleriyle kol ve bacaklarda duyulan ağrılar öncülük eder. Yorgunluk ve bezginlik duygusu ön plandadır. Halsiz¬likle birlikte ruhsal bozuklukların, şaş¬kın, cansız, anlamsız bakışların eşlik et¬tiği bir ruh hali (apati) ve elemli davra¬nışlar görülür. Yumuşak dokular da büyümeden et¬kilenir. Özellikle altdudaklar, dil ve dış eşey organları kalınlaşır.

İskelet büyümesi sonucunda köprücük kemiği, kaburgalar, kürekkemikleri, el ve ayak kemikleri çıkıntılı, köşeli bir biçim alır ve kalınlaşır. Eklem yerlerinde aşın esneklik gelişir. İstenirse el parmak¬lan ön kola paralel olacak kadar geriye bükülebilir. Bunun nedeni eklem kılıfı¬nın genişleyerek rahatlamasıdır. Gırtlak kıkırdakları ve ses tellerinin genişlemesi sonucunda ses gürleşir ve kalınlaşır. Kas sistemindeki büyümeyle birlikte önceleri güç artışı da görülür. Ama son¬radan bunun kas dokusundaki yağlan¬maya bağlı yalancı bir büyüme olduğu anlaşılır. İyice büyüyen dil çiğneme ve ko¬nuşma bozukluklarına neden olur. Deri katmanlarının da büyümesi (hipertrofı) ile deri kalınlaşmış, derialtı dokularının kütlesi artmıştır. Genişleyen ter bezleri deriye nemli ve yağlı bir görünüm verir. Saç telleri kalınlaşır, saçlar nemlidir. Bazen yüzde de görülen yaygın kıllanma başlar. Bu, kadınlarda, vücut ölçüle¬rinin de kalınlaşmasıyla erkeksi bir gö¬rünüme neden olur.

Diger belirtiler..
• Terleme ve vücut kokusu (Muhammed'in parfum duskunlugunu anlatan belirti)
• Ellerde ve ayaklarda büyüme (Muhammed'in iri elleri ve ayaklari)
• Ciltte kalınlaşma ve Yağlanma, sivilcelenme (Muhammed'in cildinde ki parlakligin nedeni)• Seste kalınlaşma ( Mubarek sesi, kimsenin sesinin yetişemediği yere yetişirdi.)
• Dil, dudaklar, burunda büyüme (Muhammed'in burnunda kanca seklinde buyuyen kemik)
• Horlama (Muhammedin horladigina dair bir kac hadis mevcut..dogrulugu tartisilir)

• Baş ağrısı (Muhammed'in son gunlerinde iyice artan bas agrisinin nedeni)
• Erkeklerde iktidarsızlık (Muhammed'in ilerleyen yaslarinda iktidarsiz olma ihtimali hakkinda okumak icin..Tiklayiniz
• Yumuşak doku (Muhammed'in ellerinin, avuc icinin ve ayak altinin yumusakligi)

• Deri dokusunda küçük fazlalıkların oluşması (Muhammed'in peygamberlik muhru dedigi sirtindaki kucuk et parcasi)
• Kalınlaşmış kaburgalar sayesinde fıçı göğüs oluşumu (Muhammed'in genis gogsunun nedeni)

Bakınız...  http://tr.wikipedia.org/wiki/Akromegali
http://www.saglikbilgisi.gen.tr/akromegalikontrolsuz-buyume-hastaligi.html 


muhammed bir yöne donerken neden tum vucudu ile donuyordu?
El-Bilek Kanalı'' Hastalığı.. Bazen bu hastalık başka bir hastalığın parçası olarak karşımıza çıkabilir. Diabetes Mellitus, Hipotiroidizm, Akromegali, Romatoid Artrit. 


Nasıl teşhis konulur? Tanı, şikayetlerin ayrıntılı öyküsü ve bu duruma yol açacak diğer nedenlerin araştırılmasıyla konulur. Boyun fıtığı ve kireçlenmesi tanısı konan hastaların bir kısmında el-bilek kanalı hastalığı da mevcut olup, bu duruma çift darlık adı verilir. Hem boyunda omurilik ve sinir kökü sıkışmıştır, hem de el bileği kanalı darlığı mevcuttur. "Yana ve geriye bakacağı zaman bütün bedeni ile dönüp bakardı ( Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye)"
 
Muhammed'in ayak izi, akromegali hastalarinin ayak izlerini animsattırıyor.
Ayaklar iri ve sosis.
http://www.faithfreedom.org/footprint.jpg (normal bir insanın ayak izi)
http://www.faithfreedom.org/muhammad_footprint.jpg (muhammetin ayak izi)
Peygamberin olumune neden olan hastalik ihtimali - Ateistforum (alıntı)
http://video.google.com/videoplay?docid=-3157190497903631995&q=source:014787708095321229719&hl=en
üstteki video'yu izlemenizi öneriyorum.
saygılar hohol.

muhammetin ölümüne neden olan hastalık2

Muhammed genc yaslarinda yakisikli biri olarak anilirdi. Fakat ilerki yillarinda etrafindaki kisiler Muhammed'in gorunumunde gariplik hissetmeye baslamislardi. Muslumanlar peygamberlerinden bahsederken gercek ve mantik disi benzetmelerde bulunurlar. Ornegin guldugunde dislerinin gunes gibi parlamasi veya yururken ona golge etmek icin devamli uzerinde bir bulutun onu takip etmesi gibi hayal urunu bir suru soylemleri bir cok kere duymusuzdur. Tum bunlar mantik disi ve bilime aykiri oldugu icin bu orneklerden soz etmeyecegim. Assagida Muhammed'in fiziksel ozelliklerini ve gorunusunu liste halinde saglam kaynaklara dayanarak yaziyorum.

El ve ayaklari iri, dolgun ve kalındı.
Hz. Ali şunu söylemiştir: "Rasulullah'in (s.a.v.) elleri iriydi."
Osman Ibn Abdilmelik şöyle dedi: Hz. Ali'nin arkadaşlarından olan dayım, bana, Hz. Ali'nin şöyle dediğini anlattı:
"Rasulullah'ın (s.a.v.) el ve ayakları dolgundu (kalındı)."

Avucu genis ve yumusaktı.
El-Hasen, dayısı Hind'in şöyle dediğini rivayet etti: "Rasulullah'ın (s.a.v.) avuçlarının içi genişti."
Enes şöyle demiştir: "Ben, Rasulullah'ın (s.a.v.) avucunun yumuşaklığını atlasta ve ipekte görmedim."

Mariye şunu söyledi: "Peygamber'e (s.a.v.) beyat ettiğimde, o güne kadar onun elinden daha yumuşak bir ele dokunmamış'dım"

Kafasi büyüktü.
El-Hasen Ibn Ali, dayısı Hind Ibn Ebi Hale'nin şu sözünü ri­vayet etti: "Rasulullah'ın (s.a.v.) başı büyüktü."

Nafi Ibn Cübeyr şöyle dedi: Ali Ibn Ebu Talib, bize, Peygamber'i (s.a.v.) tarif ederken şöyle dedi: "Onun başı büyüktü."

Iri kemik ve iri eklemliydi.
Hind şöyle demiştir: Rasulullah'ın (s.a.v.) bilekleri uzun, mafsalları (eklemleri) kalındı.

Derisinde et parcaciklari (peygamberlik mührü) Ben Resulullah Efendimizin kürek kemikleri arasında bulunan nübüvvet mührünü gördüm. O, güvercin yumurtası büyüklüğünde kırmızımtırak bir yumru idi (Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1. cilt, Hilal Yayınları, Ankara,1976, s. 36)

Genis goğüs ve omuzlar

El-Bera İbn Azib şunu söyledi: "Rasulullah'ın (s.a.v.) omuzları genişti."
El-Hasen, dayısı Hind'in şöyle dediğini anlattı: "Rasulullah'ın (s.a.v.) göğsü enli, göğsü ve karnı bir seviyedeydi, çıkık değildi."

Vucud kaslari genis (enli)
Et-Teveme'nin mevlası (azatlı kölesi) salih şöyle dedi: Ebu Hureyre, Rasuhıllah'ı (s.a.v.) tarif ederken şöyle dedi: "Rasulullah'm (s.a.v.) pazıları enliydi."

Parmaklar kalın ve uzun
Hz. Ali şunu anlattı: "Rasulullah'ın (s.a.v.) avuç ve ayaklan dolgundu, parmaklari uzundu."

Kavisli burun
Hind Ibn Ebi Hale şöyle dedi: "Rasulullah'm (s.a.v.) burun kemiğinin ortasında bir kavis vardı. Burnunda, ona güzellik veren bir parlaklık vardı. Dikkat etmeyen kimse onun burun kemiğinin uzun olduğunu zannederdi."

Genis agiz
Cabir Ibn Semura şöyle dedi: "Rasulullah (s.a.v.) geniş ağızlıydı."

Gozler iri
"Mübarek gözleri büyük idi."
(Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye)

Disler seyrek ve aralikli
Cumey' şöyle dedi: "Rasulullah (s.a.v.) geniş ağızlı ve seyrek dişliydi."
İbn Abbas şöyle dedi: Rasuhıllah'm (s.a.v.) Ön dişleri seyrekti.

Uzun Boyun
Ummu Ma'bed Rasulullah'ı tarif ederken şöyle demiştir: "Onun boynunda uzunluk vardı."

Yuzunde ve ciltte parilti (yaglanma)
El-Hasen, dayısı Hind'in şöyle dediğini rivayet etti: "Her türlü büyüklük Rasulullah'ta (s.a.v.) toplanmıştı. Onun yüzü, ayın ondördü gibi parlardı."

Kalin saclar...
Hz. Aişe şöyle demiştir: "Peygamber (s.a.v.) tarakla saçlarını taradığında sanki kumlan kazırcasma tarardı."

Sık (gür) Sakal
El-Hasen Ibn Ali, dayısı Hind'in şu sözünü söyledi: "Rasulullah'ın (s.a.v.) sakalı sıktı. (gürdü)"
Ali Ibn Ebi Talib şunu söyledi: "Rasulullah'm (s.a.v.) sakalı sıktı.(gürdü)"
Ummu Ma'bed: "Rasulullah'm (s.a.v.) sakalı sıktı/ gürdü" demiştir,

Gür Ses
Mübarek sesi, kimsenin sesinin yetişemediği yere yetişirdi. ( Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye)

Vucudunda sertlik yada kireclenme belirtileri
Yana ve geriye bakacağı zaman bütün bedeni ile dönüp bakardı
( Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye)

Yururken one dogru egilme
Peygamberimiz önüne bakarak, süratle yürürdü. ( Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye)
Yürüdüğü zaman adeta yukarıdan aşşağı iniyormuş gibi kuvvetli adımlarla yürürdü.. (Tirmizi, Es-semailul Muhammediye)

Cildinin rengi beyaz ve kırmızımsı
Hz. Ali şunu söyledi: "Rasulullah'ın (s.a.v.) rengi, kırmızılığı bulunan beyazdı."
  Korkunc görünüm.
Resulullah efendimizi ansızın gören kimseyi korku kaplardı. ( Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye)

Parfum düşkünlüğü..
"Gercekten ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i misk surunurken gordum. Yoksa o koku degil miydi?" Nesai, Hacc,231, (5, 277); Ibnu Mace, Menasik 70, (3041).

Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a, ihrama gireceği zaman (ihrami icin), keza ihramdan ciktigi zaman da Kabe'yi tavaftan once hill'i icin, icinde misk bulunan surunme maddesini su iki elimle surdum."Buhari, Hacc 18, 143,

Bas agrısı..
Hz. Peygamber'in baş ağrısı ve şiddetli ateşi vardı.
"Yâ Âişe! Senin değil, asıl benim vay başım. Senin başının ağrısı geçer gider. Baş ağrısı, benimkidir." Bakınız.. http://www.menzil.net/kitap_html/siyer/siyer-10.htm http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=405
http://egitimhane.blogcu.com/12643581
http://islah.de/siret/sir00004.pdf

Tum bunlar tipta Akromegali diye adlandirilan hastaligin belirtileridir. Akromegali Nedir ? Hipofiz bezinin aşırı büyüme hormonu salgılaması sonucu gelişen bir hastalıktır. Akromegali hastalığında iskelet, yu­muşak doku ve iç organlar aşın ölçüde büyür. Büyüme özellikle el, ayak ve yüz çıkıntılarında belirgindir ve hastaya tipik bir görünüm verir.

Akromegali Hastalığı Belirtileri

Hastalığın ilk görüşte tanınmasını sağ­layan özgün belirtisi vücudun uç noktalarının büyümesidir.
El ve ayaklar iri­dir; abartılı bir şekilde genişleyen el parmakları sosis gibidir. Parmak uçlan dikdörtgen bir biçim alır. Burun iri ve şiş, üzeri tüylü ve gözeneklidir. Elma­cık kemikleri, alın yayı, çene ve çene
köşelerinin aşın genişlemesi hastaya akromegaliye has bir yüz görünümü ve­rir. Yüzün boyuna doğru uzamasıyla normal oranlar kaybolur.
Yüzün alt ya­nsı belirgin bir şekilde uzar. Kafa ense yönünde büyüme gösterir. Çene öne çı­kar (prognatizm). Çenenin genişleme­siyle diş yuvalan birbirinden uzaklaşır. Bütün bu değişiklikler çok yavaş ve başlangıçta hiç belirti vermeden gelişir. Hasta genellikle olayı rastlantı sonucu fark eder: Yüzüğünün parmağına gir­mediğini, ayakkabılarının giderek sıktı­ğını, eldiven ve şapka ölçülerinin arttı­ğını görür. Akromegalinin bu belirtile­rine genellikle baş, şakak ve elmacık kemikleriyle kol ve bacaklarda duyulan ağrılar öncülük eder. Yorgunluk ve bezginlik duygusu ön plandadır. Halsiz­likle birlikte ruhsal bozuklukların, şaş­kın, cansız, anlamsız bakışların eşlik et­tiği bir ruh hali (apati) ve elemli davra­nışlar görülür. Yumuşak dokular da büyümeden et­kilenir. Özellikle altdudaklar, dil ve dış eşey organları kalınlaşır. İskelet büyümesi sonucunda köprücük kemiği, kaburgalar, kürekkemikleri, el ve ayak kemikleri çıkıntılı, köşeli bir biçim alır ve kalınlaşır.  Eklem yerlerinde aşın esneklik gelişir. İstenirse el parmak­lan ön kola paralel olacak kadar geriye bükülebilir. Bunun nedeni eklem kılıfı­nın genişleyerek rahatlamasıdır. Gırtlak kıkırdakları ve ses tellerinin genişlemesi sonucunda ses gürleşir ve kalınlaşır. Kas sistemindeki büyümeyle birlikte önceleri güç artışı da görülür. Ama son­radan bunun kas dokusundaki yağlan­maya bağlı yalancı bir büyüme olduğu anlaşılır. İyice büyüyen dil çiğneme ve ko­nuşma bozukluklarına neden olur. Deri katmanlarının da büyümesi (hipertrofı) ile deri kalınlaşmış, derialtı dokularının kütlesi artmıştır. Genişleyen ter bezleri deriye nemli ve yağlı bir görünüm verir. Saç telleri kalınlaşır, saçlar nemlidir. Bazen yüzde de görülen yaygın kıllanma başlar. Bu, kadınlarda, vücut ölçüle­rinin de kalınlaşmasıyla erkeksi bir gö­rünüme neden olur.

Diger belirtiler..
• Terleme ve vücut kokusu (Muhammed'in parfum duskunlugunu anlatan belirti)
• Ellerde ve ayaklarda büyüme (Muhammed'in iri elleri ve ayaklari)
• Ciltte kalınlaşma ve Yağlanma, sivilcelenme (Muhammed'in cildinde ki parlakligin nedeni)
• Seste kalınlaşma ( Mubarek sesi, kimsenin sesinin yetişemediği yere yetişirdi.)
• Dil, dudaklar, burunda büyüme (Muhammed'in burnunda kanca seklinde buyuyen kemik)
• Horlama (Muhammedin horladigina dair bir kac hadis mevcut..dogrulugu tartisilir)

• Baş ağrısı (Muhammed'in son gunlerinde iyice artan bas agrisinin nedeni)
• Erkeklerde iktidarsızlık (Muhammed'in ilerleyen yaslarinda iktidarsiz olma ihtimali hakkinda okumak icin..Tiklayiniz
• Yumuşak doku (Muhammed'in ellerinin, avuc icinin ve ayak altinin yumusakligi)

• Deri dokusunda küçük fazlalıkların oluşması (Muhammed'in peygamberlik muhru dedigi sirtindaki kucuk et parcasi)
• Kalınlaşmış kaburgalar sayesinde fıçı göğüs oluşumu (Muhammed'in genis gogsunun nedeni)
a Bakınız... http://tr.wikipedia.org/wiki/Akromegali http://www.saglikbilgisi.gen.tr/akromegalikontrolsuz-buyume-hastaligi.html  muhammed bir yöne donerken neden tum vucudu ile donuyordu?
El-Bilek Kanalı'' Hastalığı..
Bazen bu hastalık başka bir hastalığın parçası olarak karşımıza çıkabilir. Diabetes Mellitus, Hipotiroidizm, Akromegali, Romatoid Artrit.  Nasıl teşhis konulur? Tanı, şikayetlerin ayrıntılı öyküsü ve bu duruma yol açacak diğer nedenlerin araştırılmasıyla konulur. Boyun fıtığı ve kireçlenmesi tanısı konan hastaların bir kısmında el-bilek kanalı hastalığı da mevcut olup, bu duruma çift darlık adı verilir. Hem boyunda omurilik ve sinir kökü sıkışmıştır, hem de el bileği kanalı darlığı mevcuttur. "Yana ve geriye bakacağı zaman bütün bedeni ile dönüp bakardı ( Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye)"
 
Muhammed'in ayak izi, akromegali hastalarinin ayak izlerini animsattırıyor. Ayaklar iri ve sosis. http://www.faithfreedom.org/footprint.jpg (normal bir insanın ayak izi) http://www.faithfreedom.org/muhammad_footprint.jpg (muhammetin ayak izi) Peygamberin olumune neden olan hastalik ihtimali - Ateistforum (alıntı) http://video.google.com/videoplay?docid=-3157190497903631995&q=source:014787708095321229719&hl=en üstteki video'yu izlemenizi öneriyorum. saygılar hohol.

 

muhammetin ölümüne neden olan hastalık

Muhammed genc yaslarinda yakisikli biri olarak anilirdi. Fakat ilerki yillarinda etrafindaki kisiler Muhammed'in gorunumunde gariplik hissetmeye baslamislardi. Muslumanlar peygamberlerinden bahsederken gercek ve mantik disi benzetmelerde bulunurlar. Ornegin guldugunde dislerinin gunes gibi parlamasi veya yururken ona golge etmek icin devamli uzerinde bir bulutun onu takip etmesi gibi hayal urunu bir suru soylemleri bir cok kere duymusuzdur. Tum bunlar mantik disi ve bilime aykiri oldugu icin bu orneklerden soz etmeyecegim. Assagida Muhammed'in fiziksel ozelliklerini ve gorunusunu liste halinde saglam kaynaklara dayanarak yaziyorum.

El ve ayaklari iri, dolgun ve kalındı.
Hz. Ali şunu söylemiştir: "Rasulullah'in (s.a.v.) elleri iriydi."
Osman Ibn Abdilmelik şöyle dedi: Hz. Ali'nin arkadaşlarından olan dayım, bana, Hz. Ali'nin şöyle dediğini anlattı:
"Rasulullah'ın (s.a.v.) el ve ayakları dolgundu (kalındı)."

Avucu genis ve yumusaktı.
El-Hasen, dayısı Hind'in şöyle dediğini rivayet etti: "Rasulullah'ın (s.a.v.) avuçlarının içi genişti."

Enes şöyle demiştir: "Ben, Rasulullah'ın (s.a.v.) avucunun yumuşaklığını atlasta ve ipekte görmedim."

Mariye şunu söyledi: "Peygamber'e (s.a.v.) beyat ettiğimde, o güne kadar onun elinden daha yumuşak bir ele dokunmamış'dım"

Kafasi büyüktü.
El-Hasen Ibn Ali, dayısı Hind Ibn Ebi Hale'nin şu sözünü ri­vayet etti: "Rasulullah'ın (s.a.v.) başı büyüktü."

Nafi Ibn Cübeyr şöyle dedi: Ali Ibn Ebu Talib, bize, Peygamber'i (s.a.v.) tarif ederken şöyle dedi: "Onun başı büyüktü."


Iri kemik ve iri eklemliydi.
Hind şöyle demiştir: Rasulullah'ın (s.a.v.) bilekleri uzun, mafsalları (eklemleri) kalındı.

Derisinde et parcaciklari (peygamberlik mührü)

Ben Resulullah Efendimizin kürek kemikleri arasında bulunan nübüvvet mührünü gördüm. O, güvercin yumurtası büyüklüğünde kırmızımtırak bir yumru idi (Et-Tirmizi İmam Ebu İ'sa Muhammed, Şemail-i Şerife, 1. cilt, Hilal Yayınları, Ankara,1976, s. 36)

Genis goğüs ve omuzlar

El-Bera İbn Azib şunu söyledi: "Rasulullah'ın (s.a.v.) omuzları genişti."
El-Hasen, dayısı Hind'in şöyle dediğini anlattı: "Rasulullah'ın (s.a.v.) göğsü enli, göğsü ve karnı bir seviyedeydi, çıkık değildi."

Vucud kaslari genis (enli)

Et-Teveme'nin mevlası (azatlı kölesi) salih şöyle dedi: Ebu Hureyre, Rasuhıllah'ı (s.a.v.) tarif ederken şöyle dedi: "Rasulullah'm (s.a.v.) pazıları enliydi."

Parmaklar kalın ve uzun
Hz. Ali şunu anlattı: "Rasulullah'ın (s.a.v.) avuç ve ayaklan dolgundu, parmaklari uzundu."

Kavisli burun
Hind Ibn Ebi Hale şöyle dedi: "Rasulullah'm (s.a.v.) burun kemiğinin ortasında bir kavis vardı. Burnunda, ona güzellik veren bir parlaklık vardı. Dikkat etmeyen kimse onun burun kemiğinin uzun olduğunu zannederdi."

Genis agiz

Cabir Ibn Semura şöyle dedi: "Rasulullah (s.a.v.) geniş ağızlıydı."

Gozler iri
"Mübarek gözleri büyük idi."
(Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye)

Disler seyrek ve aralikli
Cumey' şöyle dedi: "Rasulullah (s.a.v.) geniş ağızlı ve seyrek dişliydi."
İbn Abbas şöyle dedi: Rasuhıllah'm (s.a.v.) Ön dişleri seyrekti.

Uzun Boyun
Ummu Ma'bed Rasulullah'ı tarif ederken şöyle demiştir: "Onun boynunda uzunluk vardı."

Yuzunde ve ciltte parilti (yaglanma)
El-Hasen, dayısı Hind'in şöyle dediğini rivayet etti: "Her türlü büyüklük Rasulullah'ta (s.a.v.) toplanmıştı. Onun yüzü, ayın ondördü gibi parlardı."

Kalin saclar...
Hz. Aişe şöyle demiştir: "Peygamber (s.a.v.) tarakla saçlarını taradığında sanki kumlan kazırcasma tarardı."

Sık (gür) Sakal
El-Hasen Ibn Ali, dayısı Hind'in şu sözünü söyledi: "Rasulullah'ın (s.a.v.) sakalı sıktı. (gürdü)"
Ali Ibn Ebi Talib şunu söyledi: "Rasulullah'm (s.a.v.) sakalı sıktı.(gürdü)"
Ummu Ma'bed: "Rasulullah'm (s.a.v.) sakalı sıktı/ gürdü" demiştir,

Gür Ses
Mübarek sesi, kimsenin sesinin yetişemediği yere yetişirdi. ( Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye)

Vucudunda sertlik yada kireclenme belirtileri
Yana ve geriye bakacağı zaman bütün bedeni ile dönüp bakardı
( Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye)

Yururken one dogru egilme
Peygamberimiz önüne bakarak, süratle yürürdü. ( Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye)
Yürüdüğü zaman adeta yukarıdan aşşağı iniyormuş gibi kuvvetli adımlarla yürürdü.. (Tirmizi, Es-semailul Muhammediye)

Cildinin rengi beyaz ve kırmızımsı
Hz. Ali şunu söyledi: "Rasulullah'ın (s.a.v.) rengi, kırmızılığı bulunan beyazdı."
 

Korkunc görünüm.
Resulullah efendimizi ansızın gören kimseyi korku kaplardı. ( Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye)

Parfum düşkünlüğü..
"Gercekten ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'i misk surunurken gordum. Yoksa o koku degil miydi?" Nesai, Hacc,231, (5, 277); Ibnu Mace, Menasik 70, (3041).

Hz. Aise (radiyallahu anha) anlatiyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a, ihrama gireceği zaman (ihrami icin), keza ihramdan ciktigi zaman da Kabe'yi tavaftan once hill'i icin, icinde misk bulunan surunme maddesini su iki elimle surdum."Buhari, Hacc 18, 143,

Bas agrısı..

Hz. Peygamber'in baş ağrısı ve şiddetli ateşi vardı.

"Yâ Âişe! Senin değil, asıl benim vay başım. Senin başının ağrısı geçer gider. Baş ağrısı, benimkidir."

Bakınız.. http://www.menzil.net/kitap_html/siyer/siyer-10.htm

http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=405
http://egitimhane.blogcu.com/12643581
http://islah.de/siret/sir00004.pdf

Tum bunlar tipta Akromegali diye adlandirilan hastaligin belirtileridir. Akromegali Nedir ? Hipofiz bezinin aşırı büyüme hormonu salgılaması sonucu gelişen bir hastalıktır. Akromegali hastalığında iskelet, yu­muşak doku ve iç organlar aşın ölçüde büyür. Büyüme özellikle el, ayak ve yüz çıkıntılarında belirgindir ve hastaya tipik bir görünüm verir.

Akromegali Hastalığı Belirtileri

Hastalığın ilk görüşte tanınmasını sağ­layan özgün belirtisi vücudun uç noktalarının büyümesidir.
El ve ayaklar iri­dir; abartılı bir şekilde genişleyen el parmakları sosis gibidir. Parmak uçlan dikdörtgen bir biçim alır. Burun iri ve şiş, üzeri tüylü ve gözeneklidir. Elma­cık kemikleri, alın yayı, çene ve çene
köşelerinin aşın genişlemesi hastaya akromegaliye has bir yüz görünümü ve­rir. Yüzün boyuna doğru uzamasıyla normal oranlar kaybolur.
Yüzün alt ya­nsı belirgin bir şekilde uzar. Kafa ense yönünde büyüme gösterir. Çene öne çı­kar (prognatizm). Çenenin genişleme­siyle diş yuvalan birbirinden uzaklaşır. Bütün bu değişiklikler çok yavaş ve başlangıçta hiç belirti vermeden gelişir. Hasta genellikle olayı rastlantı sonucu fark eder: Yüzüğünün parmağına gir­mediğini, ayakkabılarının giderek sıktı­ğını, eldiven ve şapka ölçülerinin arttı­ğını görür. Akromegalinin bu belirtile­rine genellikle baş, şakak ve elmacık kemikleriyle kol ve bacaklarda duyulan ağrılar öncülük eder. Yorgunluk ve bezginlik duygusu ön plandadır. Halsiz­likle birlikte ruhsal bozuklukların, şaş­kın, cansız, anlamsız bakışların eşlik et­tiği bir ruh hali (apati) ve elemli davra­nışlar görülür. Yumuşak dokular da büyümeden et­kilenir. Özellikle altdudaklar, dil ve dış eşey organları kalınlaşır. İskelet büyümesi sonucunda köprücük kemiği, kaburgalar, kürekkemikleri, el ve ayak kemikleri çıkıntılı, köşeli bir biçim alır ve kalınlaşır.

Eklem yerlerinde aşın esneklik gelişir. İstenirse el parmak­lan ön kola paralel olacak kadar geriye bükülebilir. Bunun nedeni eklem kılıfı­nın genişleyerek rahatlamasıdır. Gırtlak kıkırdakları ve ses tellerinin genişlemesi sonucunda ses gürleşir ve kalınlaşır. Kas sistemindeki büyümeyle birlikte önceleri güç artışı da görülür. Ama son­radan bunun kas dokusundaki yağlan­maya bağlı yalancı bir büyüme olduğu anlaşılır. İyice büyüyen dil çiğneme ve ko­nuşma bozukluklarına neden olur. Deri katmanlarının da büyümesi (hipertrofı) ile deri kalınlaşmış, derialtı dokularının kütlesi artmıştır. Genişleyen ter bezleri deriye nemli ve yağlı bir görünüm verir. Saç telleri kalınlaşır, saçlar nemlidir. Bazen yüzde de görülen yaygın kıllanma başlar. Bu, kadınlarda, vücut ölçüle­rinin de kalınlaşmasıyla erkeksi bir gö­rünüme neden olur.

Diger belirtiler..
• Terleme ve vücut kokusu (Muhammed'in parfum duskunlugunu anlatan belirti)
• Ellerde ve ayaklarda büyüme (Muhammed'in iri elleri ve ayaklari)
• Ciltte kalınlaşma ve Yağlanma, sivilcelenme (Muhammed'in cildinde ki parlakligin nedeni)

• Seste kalınlaşma ( Mubarek sesi, kimsenin sesinin yetişemediği yere yetişirdi.)
• Dil, dudaklar, burunda büyüme (Muhammed'in burnunda kanca seklinde buyuyen kemik)
• Horlama (Muhammedin horladigina dair bir kac hadis mevcut..dogrulugu tartisilir)

• Baş ağrısı (Muhammed'in son gunlerinde iyice artan bas agrisinin nedeni)
• Erkeklerde iktidarsızlık (Muhammed'in ilerleyen yaslarinda iktidarsiz olma ihtimali hakkinda okumak icin..Tiklayiniz
• Yumuşak doku (Muhammed'in ellerinin, avuc icinin ve ayak altinin yumusakligi)

• Deri dokusunda küçük fazlalıkların oluşması (Muhammed'in peygamberlik muhru dedigi sirtindaki kucuk et parcasi)
• Kalınlaşmış kaburgalar sayesinde fıçı göğüs oluşumu (Muhammed'in genis gogsunun nedeni)
a

Bakınız... http://tr.wikipedia.org/wiki/Akromegali

http://www.saglikbilgisi.gen.tr/akromegalikontrolsuz-buyume-hastaligi.html 

muhammed bir yöne donerken neden tum vucudu ile donuyordu?
El-Bilek Kanalı'' Hastalığı.. Bazen bu hastalık başka bir hastalığın parçası olarak karşımıza çıkabilir.
Diabetes Mellitus, Hipotiroidizm, Akromegali, Romatoid Artrit. 

Nasıl teşhis konulur?

Tanı, şikayetlerin ayrıntılı öyküsü ve bu duruma yol açacak diğer nedenlerin araştırılmasıyla konulur. Boyun fıtığı ve kireçlenmesi tanısı konan hastaların bir kısmında el-bilek kanalı hastalığı da mevcut olup, bu duruma çift darlık adı verilir. Hem boyunda omurilik ve sinir kökü sıkışmıştır, hem de el bileği kanalı darlığı mevcuttur.

"Yana ve geriye bakacağı zaman bütün bedeni ile dönüp bakardı ( Imam-ı Ahmed Kastalani, (Mevahib-i ledünniyye)"
 

Muhammed'in ayak izi, akromegali hastalarinin ayak izlerini animsattırıyor.

Ayaklar iri ve sosis.

http://www.faithfreedom.org/footprint.jpg (normal bir insanın ayak izi)

http://www.faithfreedom.org/muhammad_footprint.jpg (muhammetin ayak izi)

Peygamberin olumune neden olan hastalik ihtimali - Ateistforum (alıntı)

http://video.google.com/videoplay?docid=-3157190497903631995&q=source:014787708095321229719&hl=en

üstteki video'yu izlemenizi öneriyorum.

saygılar hohol.

Orta Amerika’da Türkİzleri

Sümerler Mu kıtasının batışından sonraki dönemde, bir Mu kolonisi olan ve hemen hemen Asya kıtasının yarısından fazlasına hükmeden Uygur İmparatorluğunun batıya göç eden bir parçasıydı. Meksika’da bulunan yazılı tabletler de Maya dili ile yazılmıştı ve 12.000-60.000 yıllık bir geçmişten bahsediyor, batık kıta MU’yu haber veriyordu. Böylece, Tibet’te bulunan tabletlerin doğruluğunu da teyit ediyordu. Daha doğrusu bu iki uzak mekanda bulunan yazılı kaynaklar, geçmiş hakkında verilen bilgilerin sağlamlığı konusunda birbirlerini teyit ediyorlardı. Bu Meksika’da bulunan tabletlerin anlattıkları ve kayıp Maya medeniyetinde kullanılan çok sayıda kelimenin Türkçe oluşu. O kadar Türkçe ki, bu gün kullandığımız Türkçeyle bile doğrudan aynı olan çok sayıda kelimeler var. Maya, İnka, Aztek uygarlıklarının kalıntıları olan Kızılderililerin kullandıkları dillerde bile bu kelimeler yaşamaya devam ediyor. Sadece kelimeler mi? Tabii ki hayır! Sadece konuştukları dil değil, yaşam biçimleri, ev olarak kullandıkları mekanlar, çadırlarında ve kilimlerinde kullandıkları desenler bile bu gün Anadolu’da halen kullanılmakta olan desenlerin birebir aynısı. Biraz detaya indiğinizde, eski Sümer kelime, sembol ve yaşam biçiminin, bugün Asya’da ve Anadolu’da kullanılan kelimelerin, kullanılan sembollerin, yaşam biçiminin ve inançların aynılarını, Amerika kıtasında yaşamış olan Maya, İnka, Aztek uygarlıkları ve onların devamı olan Kızılderililerde görebilirsiniz. Bu kadar geniş bir coğrafyada bu aynılık artık inkar edilememektedir. Kıskançlıktan kaynaklanan inkarlar ise yavaş yavaş belgeler konuşmaya başladığı için çaresiz bir suskunluğa dönüşmektedir. Aşağıda bu konuda yapılan tespitlerden bazılarına yer verilmiştir:


Kızılderili ve Türk Dillerinde Kullanılan Ortak Kelimeler.

Toplam 600 lehçeden oluşan Kızılderili lehçelerinin ortak büyük kütlesi Atabaşkan Kızılderililerinin dilidir. Bu dil Altay dillerindendir. Bu dil diğer dillerin ortak buluşma noktası niteliğindedir. Bazı örnekler:

Yatkı : Ev, yatılan yer.
Dodohişça : Dudak

Lı-ık : Vatan, ili

Tamazkal : Hamam, temiz kal
T-sün : Uzun
Hogan : Kerpiç ev, Hopan

Missigi : Mısır.
Tepek : Tepe.
Hu : Selam.

Tete : Dede
Türe : Türe, Töre
Atış-ka : Ateş

Yanunda : Yanında
Aş-köz : Yemek
Tapa : Tuba

Yu : Su, yu-mak, yıkamak
İldiş : Dişleme

Türkler ile Kızılderililer Arasında Ortak Bağlar

Türkler ile Kızılderililer Arasında Ortak Bağlar'’ Konulu Panelde, Yıllardır İddia Edildiği Gibi Türkler ile Kızılderililer Arasında Tarihsel Köklere Dayalı Bir İlişki Var mı? Sorusunun Yanıtı Arandı. Can Kamiloğlu bildiriyor- New York Türkevi'nde düzenlenen "Türkler ile Kızılderililer Arasında Ortak Bağlar" konulu panelde, yıllardır iddia edildiği gibi "Türkler ile Kızılderililer arasında tarihsel köklere dayalı bir ilişki var mı?" sorusunun yanıtı arandı. Türk ve Kızılderililer'in müziklerinin de seslendirildiği panelde ortaya ilginç iddialar ortaya atıldı. New York Türkevi'nde İstanbul Üniversitesi Mezunlar Derneği tarafından düzenlenen panele konuşmacı olarak ABD İçişleri Bakanlığı Doğu Bölgesi Kızılderilileri Başkanı Frank Keel, Kuzey Amerika Birleşik Kızılderililer Kabilesi ve Oneida Kabilesi Başkanı Brian Paterson, Michigan Devlet Üniversitesi öğretim görevlilerinden Prof.Dr. Timur Kocaoğlu, Georgetown Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Türker Özdoğan, Georgetown Üniversitesi Antropoloji ve Arkeoloji bölümü öğretim üyesi ve editörlerinden Prof. Dr. Marjorie Mandelstam Balzer ve Arizona Devlet Üniversitesi Kızılderililer Araştırma Komitesi Kurucu Üyesi Prof. Dr. Lujan Carol konuşmacı olarak katıldı.

Panele çok sayıda izleyicinin yanında, New York Başkonsolosu Mehmet Samsar, BM Daimi Temsilci Yardımcısı Fazlı Çorman, TADF Başkanı Kaya Boztepe de katıldı. Panelde, Türkler ile Kızılderililer arasında tarihsel bağlar, alışkanlıklar ve benzerlikler tartışıldı. Kızılderililerin, Amerika kıtasına Orta Asya'dan göç ettiği ve köklerinin Orta Asya Türklerine dayandığı iddiaları konusunda öne sürülen çeşitli görüşlere yer verildi. Kullanılan ortak kelimelerden örnekler verildi.

TÜRK DOKTOR'UN GENLERİ KIZILDERİLİ GENLERİ İLE AYNI ÇIKINCA BÜYÜK REİS ŞOKE OLDU

DNA çalışmalarıyla bilinen Dr.Levent Bozatlı da panele İstanbul'dan telefon bağlantısı ile katıldı. Dr. Bozatlı, İngiltere'nin ünlü Oxford Üniversitesi Genetik Bilimleri bölümünde yaptırmış olduğu DNA analizine göre, köklerinin ABD'deki en büyük Kızılderili kabilelerinden biri olan Onedia kabilesi ile aynı olan Djigonasse klanına ait genler olduğunu açıklaması, başta Onedia Kabilesi Başkanı Brian Paterson olmak üzere panelist ve izleyeciler arasında şok etkisi yarattı. Cep telefonu ile yapılan canlı bağlantı ile panele sürpriz konuk olarak katılan Dr. Bozatlı, Onedia kabilesi başkanı Paterson, panelist ve izleyicilere hitaben yaptığı konuşmada, şunları söyledi :

"Sizlerle görüşmeyi ve bu toplantıya katılmayı içtenlikle arzulamamıza rağmen bazı şanssızlıklar nedeniyle bu yolculuğumuzu iptal etmek zorunda kaldık. Ben Dr. Levent Bozatlı ve eşim Hande Bozatlı, İngiltere'de Oxford Üniversitesi Ancestors Labaratuarında DNA analizimizi yaptırdık. Eşimin DNA'sı Avrupa orijinali çıkarken benim DNA Djigonasee klanına ait geldi. İlk başta şaşırdım ancak bakıldığında Türkler ve Kızılderililerin yaşantılarındaki benzerliklerini görmemek mümkün değil. Biz, Djigonasee klanının Kuzey Doğu Asya'dan başlayan yaşamı, şimdi iki farklı coğrafyada, yani Anadolu Asya ve Amerika'da devam ediyor. Tarihte bir zamanda, biz aynı etnik kökende insanlar birbirimize hoşcakal diyerek, diğer bölgelere göçmüş ve başka orijinli insanlarla karışmışız."

BÜYÜK REİS PATERSON : TÜRKLER AMERİKA'DAN GÖÇ ETTİ

ABD'de önde gelen Kızılderili liderlerden, Amerika Birleşik Kızılderililer Kabilesi ve Oneida Kabilesi Başkanı Brian Paterson'da panelde yaptığı konuşmada Türkler ile Kızılderililer arasında şaşırtıcı benzerliklerden söz etti. ABD'deki Kızılderililerin geçmişte çok büyük sıkıntılar çektiğini belirten Paterson modern yaşantıya kültürlerini de koruyarak hızla ayak uydurdukalrını söyledi. Paterson, Türkleri kardeş ve aynı aileden gördüklerini de vurguladı ve Türkler belki de buradan bu topraklardan göç etmiştir diye konuştu. Paterson, Biz de nereden geldiğimiz konusunda bazı gerçekleri bilmiyoruz ve bunu öğrenmeyi çok istiyoruz. Bu konuda daha fazla bilimsel çalışmaların yapılması gerekiyor" diye konuştu.

PROF. TÜRKER ÖZDOĞAN : KONUYLA İLGİLİ BİLİMSEL ÇALIŞMALAR ARTTIRILMALI

Panelin ardından tartışmaları ANKA muhabirine değerlendiren Georgetown Üniversitesi öğretim görevlilerinden Prof. Dr. Türker Özdoğan, konuyla ilgili bilimsel çalışmalara hız verilmesi gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Özdoğan, Kızılderililerin öncelikle Sibirya'dan geldikleri iddialarına karşı özellikle son yıllarda ortaya çıkan yeni DNA testleriyle Türkler ile Kızılderililer arasındaki bağlar net şekilde ortaya çıktı. Atatürk de bu konuyla oldukça yakın olarak ilgileniyordu Kızılderililer ve Türkler arasında pek çok yakınlık var" diye konuştu.

BALZER : TÜM KIZILDERİLİLER TÜRK KÖKENLİ DEĞİL

Panelde tüm Kızılderilerin Türk kökenli olmayacağını iddia eden Georgetown Üniversitesi Sosyoloji-Antropoloji Bölümü öğretim üyesi ve editörlerinden Prof. Dr. Marjorie Mandelstam Balzer, panel sonunda görüş değiştirdi. Prof. Dr. Balzer paneldeki konuşmasında tüm Kızılderililerin Türk kökenli olduğunu söylemenin yanlış olacağını, ancak bazı kabilelerle arada büyük benzerlikler olduğunu söyledi. Panel sonrasında ise yaşanan gelişmeler üzerine ANKA muhabirine konuşan Prof. Dr. Balzer, "Ben iyi gözlemleyen bir antropolojistim, ilk kez iki halkı bu kadar yakından birlikte inceleme şansı bulabildim, şimdi diyebibilirm ki Kızılderililerin büyük bir çoğunluğu Türk kökenli, bu gece inanılmaz bir kaynaşma vardı aralarında, sanki yıllardan beri birlikte yaşayan halktan kişiler gibi davrandılar birbirlerine" diye konuştu.

İÜMEZUSA BAŞKANI ÇINAR : HEDEFİMİZE ULAŞTIK

Paneli organize eden İstanbul Üniversitesi Mezunlar Derneği Başkanı Ali Çınar da panelin ardından ANKA'ya Türkler mi Kızılderililierden geldi yoksa Kızılderililer mi Türklerden tartışmalarını değerlendirdi. Çınar, ilk başta Türk toplumuna, ABD'de yaşayan her türlü etnik guruptan desteği sağlamayı amaçladıklarını ve bu nedenle de hedeflerini ulaştıklarını söyledi. Panele üç ayrı kızılderili kökenli Amerikalı senatörden kutlama geldiğini belirten Çınar, bunun çok iyi bir gelişme olduğunu belirterek Biz görevimizi yaptık, ilk kez ABD'de böyle bir tartışmayı ortaya attık, Türkiye'den canlı telefon bağlantısı sırasında Onedia Kabilesi Başkanı Paterson duydukları karşısında adeta şoke oldu, Türkler ile kızılderililer arasında mutlak bağlantılar var bu konuda daha da fazla çalışmak gerekiyor dedi.

KIZILDERİLİ MÜZİĞİNİN GELECEĞİ OLACAĞI İDDİA EDİLEN TÜRK ÇOCUK EVREN OZAN KONSER VERDİ

ABD'de, otoriteler tarafından Kızılderili müziğinin geleceği olduğu iddia edilen 14 yaşındaki Evren Ozan da panel sonrasında flüt ile verdiği konserle Kızılderili müziğinden örnekler sundu. ANKA muhabirinin sorularını da yanıtlayan Ozan, annesinin Amerikalı ve babasının bir Türk olduğunu belirterek, "Biz Kaliforniya'da yaşıyoruz babam ise Boston'da sık sık babamı görüyorum ve tabiki ondan bazı Türkçe kelimeler öğrendim, en büyük ideallerimden biri de Türkiye'yi görmek ve orada konser vermek" dedi. Türk baba ile Kızılderili bir annenin çocuğu olan 14 yaşındaki Evren Ozan 6 yaşında başladığı müzik kariyeririnde kendisini, Kızılderili müziğinin kurtarıcısı olarak ilan ediilmesini abartılı olarak bulduğunu söylüyor. Başarılı müzisyenin ABD'de piyasaya çıkarttığı albümleri ise satış rekorları kırıyor. Ozan, en son albümünü Türkevinde panele katılanlara tanıtıp bol imza dağıttı ve hayranları ile resim çektirdi. Kızılderililer ve Türkler arasındaki bağlantının tartışıldığı paneli ilgi ile izlediğini belirten Ozan, "Mutlaka bir bağlantı var, ben buna kesinlikle inanıyorum" diye konuştu.

TÜRKEVİ'NDE KIZILDERİLİ DANSLARI SERGİLENDİ

Panelden sonra Kırgız asıllı müzisyen İlhan Sami Özulu, Orta Asya şarkıları söyledi, Kızılderililer ve Türkler ise müziğe dansları ile eşlik ettiler. Gecenin sonunda ise Brooklyn Redhawk Kızılderilileri geleneksel danslarınını tanıtıp, Türkevinde Kızılderili danslarını sergilediler. Kızılderili dansçılar, Türkleri ABD'de yapılan Kızılderili etkinliklerinde yer almaya da davet ettiler.ANKA

Türkler Ve Kızılderililerin İlginç Benzerlikleri

ABD'de faaliyet gösteren İstanbul Üniversitesi Mezunlar Derneği'nin (İÜMEZUSA) Türkevi'nde düzenlediği etkinlikte, George Washington Üniversitesinden Prof. Dr. Türker Özdoğan başkanlığında Türklerle Kızılderililer arasında tarih, kültür, dil, Şamanizm inancı ve el sanatlarında kendini gösteren benzerlikler tartışıldı. Özdoğan açılış konuşmasında, konunun çok popüler olduğunu belirterek, modern Türkiye'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün de bu konuyla ilgilendiğini anımsattı.

ABD'DE ''HAVASU'' KENTİNİN ANLAMI

DNA testlerinin yapılmasıyla son yıllarda Türkler ile Kızılderililer arasındaki bağların net şekilde ortaya çıktığını kaydeden Özdoğan, Orta Asya'daki Türkler ile Sibirya Türkleri ve Kızılderililerin DNA örneklerinin çakıştığını söyledi. Özdoğan, iki halk arasında kültürel, ruhani pek çok bağ olduğunu çeşitli örneklerle anlattı. ABD'nin Arizona eyaletinde Kızılderililerin yaşadığı ''Havasu'' kentinin ne anlama geldiğini yerlilere sorduğunda Türkçe'dekiyle aynı anlama geldiğini öğrenince çok şaşırdığını anlatan Özdoğan, Türk ve Kızılderili kilim motiflerinin birbirinden ayırt edilmesinin zor olduğunu, dil, müzik, heykel, mücevher ve diğer el sanatlarında büyük benzerlikler olduğunu belirtti.

CENGİZ KĞAN'DAN KAÇAN UYGUR ASILLI TÜRKLER

Özdoğan, Kızılderililerin Bering Boğazından Amerika kıtasına göç ettiklerini ifade ederek, en son MS 1233 yıllarında göç edenlerin Cengiz Han'dan kaçan Uygur asıllı Türk grupları olduğunu söyledi. Özdoğan, bu insanların Amerika'da Atabaşkan lisanı konuştuklarını ve bu lisanının Türkçe'ye çok benzediğini belirtti. Özdoğan, Kızılderililerin Navaho klanından olanların yaratılış hikayesini anlatan ''Dine Bahane'' isimli kitabın da yine Türkçe çağrışımlar yaptığını ifade etti.

TÜM KIZILDERİLİLER TÜRK KÖKENLİ DEĞİL

Georgetown Üniversitesi Sosyoloji-Antropoloji Bölümünden Prof. Dr. Marjorie Mandelstam Balzer de konuşmaSInın başında, tüm Kızılderililerin Türk kökenli olduğunu söylemenin yanlış olacağını, ancak bazı kabilelerle arada büyük benzerlikler olduğunu söyledi. Balzer, Doğu Sibirya'da yaşayan Türk gruplarının Cengizhan'dan kaçarak Bering Boğazından 800 yıl önce Alaska'ya göç ettikleri bilgisini de teyit etti.

ŞAMANİZM VE TOTEMLER ORTAK

Balzer, Kızılderililer ile Türkler arasında ayı, kurt, kartal' gibi totem ve simgelerin aynı şekilde yaygın biçimde kullanıldığını, dil, tarih, biyolojik ve ruhaniyet açısından büyük benzerlikler olduğunu söyledi. Rusya'daki Yakutistan adıyla bilinen Saha Cumhuriyetinde yaşayan Türk kökenlilerle Kızılderililer arasında yine büyük benzerlikler olduğunu anlatan Balzer, örneğin Alaska'daki Kızılderili grupların başından beri demir işleme konusunda çok ileride olmasının da yine bu göçten kaynaklanabileceğini ifade etti.Ruhaniyet ve Şamanizm'in Türkler ile Kızılderililer arasında en büyük benzerliklerden biri olduğunu kaydeden Balzer, Şamanların o dönemin doktorları sayıldığını ve Kaliforniya'da halen Şaman teknikleri kullanan ''doktorlar'' olduğunu belirtti.

KIZILDERİLİ VE TÜRK KİLİMLERİ ARASINDA FARK YOK

Balzer, Türk ve Kızılderili gruplar tarafından dokunan kilimlerin, coğrafi uzaklığa rağmen birbirinden ayırt edilmesinin son derece güç olduğunu da belirterek, yapılan bir deneyde insanlara kendilerine gösterilen Türk ve Kızılderili kilimleri birbirinden ayıramadıklarını anlattı. Arizona State Üniversitesinden Kızılderili kökenli Doçent Carol Jujan da kendisinin bağlı bulunduğu Navaho klanıyla ilgili detaylı bilgi verdi. Jujan, ABD'de 2.5 milyon dolayında Kızılderili ve 300 bin civarında Navaho klanından Kızılderili olduğunu söyledi. Navaho (Dine-halk) Kızılderililerinin ABD'nin güneyindeki Utah, Arizona ve New Mexico'da yaşadıklarını kaydeden Jujan, kendileri için ''aile, kadın, arkadaşlık, eğitim ve sanatın'' çok önemli olduğunu anlattı.

DİLDE GRAMER BENZERLİĞİ

Michigan Devlet Üniversitesinden Prof. Dr. Timur Kocaoğlu ise Türkçe ile Kızılderili dilleri arasında bağ bulunduğunu, bu bağın kendisini ortak kelimelerin ötesinde gramer açısından gösterdiğini söyledi. Kelimelerin zamanla değiştiğini, bu açıdan karşılaştırma yaparken sadece kelimelerin değil başka bilimsel ölçütlerin de kullanılması gerektiğini, ancak yine de zaman değişse bile bazı kelimelerin anlamının ve şeklinin değişmediğini anlattı.

TÜRKLERİN ATALARI BELKİ DE AMERİKA'DAN GÖÇ ETTİ

ABD Doğu Yakası Kabileleri (Ayı Klanı) Başkanı Brian Paterson da geleneksel Kızılderili başlığıyla yaptığı konuşmasında, Türkçe ''merhaba'' diyerek konukları selamladı.Paterson, ABD'de Kızılderililerin geçmişte ezildiğini, ancak şu an daha iyi koşullar altında yaşadıklarını, modern yaşama uyum sağlamakla birlikte kültürel miraslarını korumaya çalıştıklarını belirtti.Paterson, Türkleri kardeş ve aynı aileden gördüklerini, aynı değerleri paylaştıklarını kaydederek, esprili şekilde,''Türk insanların ataları da belki de bu topraklardan (Amerika'dan) göç etti''dedi.

TÜRK DOKTORUN DNA SONUCU

Bu arada Prof. Dr Özdoğan, Paterson'a, 'Size bir müjdem var' diyerek, İstanbul'dan Levent Bozatlı adlı doktorun DNA testi sonuçlarının kendisinin Kızılderili olduğunu kanıtladığını söyledi.New York'a gelemeyen Bozatlı panele telefonla bağlanarak Paterson'la konuştu. Paterson daha sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, DNA testi sonucunun kendisini şaşırtmadığını, Türkleri kardeş gördüklerini ve toplantının da aralarındaki dostluğu pekiştirdiğini belirtti. ABD İçişleri Bakanlığı Kızılderililer Doğu Yakası Başkanı Frank Keel de yaptığı konuşmada Türk misafirperverliğini övdü ve Aradaki bağın derecesi ne olursa olsun veya bağ olsun ya da olmasın iki halk her zaman dost olacak'' dedi. Özdoğan daha sonra gazetecilere yaptığı açıklamada ise Türkler ile Kızılderililer arasındaki benzerlikleri yıllardır anlatan tarihçilerin, antropologların, dil bilimcilerin söylediklerinin DNA testleriyle kanıtlandığını ve testlerin artık benzerliğin Orta Asya ve Sibirya'da yaşayan Türkler ile Kızılderililer arasında olduğunu ortaya çıkardığını belirtti. Özdoğan, toplantıya katılan Kızılderili liderlerin toplumlarında önemli kişiler olduğunu vurgulayarak, bu vesileyle iki toplum arasındaki dostluğun yeniden altının çizildiğini ve bundan ileride de yararlanılması gerektiğini söyledi. ABD'deki Türk toplumunun Kızılderili asıllı Amerikalı bir Kongre üyesini desteklemesinin yararlı olabileceğini kaydeden Öztürk, Kızılderili gruplarının da Türk lobisi için çok aktif olabileceklerini belirtti.

MÜZİK VE DANS GÖSTERİLERİ

Konuşmaların ardından müzisyen İlhan Sami Özulu, Orta Asya şarkıları çalıp söyledi. Kaliforniya'da doğup büyüyen ve albümleriyle pek çok ödül kazanan 14 yaşındaki flüt sanatçısı Evren Ozan da konuklar için mini konser verdi. Türk-Amerikan toplumunun yoğun ilgi gösterdiği gecenin sonunda ise Redhawk (Kızılşahin) Kızılderili Sanat Topluluğunun dansları izleyicilerden büyük alkış aldı.